18 Ocak 2009 Pazar
aa bir saat olmuş bile
Gülümsemeyle gözyaşı arasında sıkışıp kalma durumu insanların ortasında,ayrıca uzaklaşamayacağın bir orta yerse bu, yaşanmalı mıdır…yaşanırsa ne olur.. hemen bir fıkra geldi aklıma canım pozisyonu alınır,yalnızken gülümsendiğinde sıkça bulunan bahanedir ne de olsa.. sonra ciddi ama bir o kadar düşünceli yüz ifadesiyle camla burun arasında makul uzaklıkta boş boş şeritler geçer..”bu kız bu şeritlerde ne gibi bir ilginçlik görmüştür de böyle bakıyor “ ifadesini taşıyan bakışlar fark bile edilmez;şans eseri kafanızı döndüğünüzde fark edersiniz ancak.. umursamadan aynı bakışlar aynı şeritler ve sıkışıp kalma durumu tekrarlanır..ulan bu kızın aklındaki fıkra sayısı bizi baydı be der bu kez insanlar ..böyle demeleri çok doğaldır ..aslında kız bile kendinden bıkmıştır ama bu bıkma hali bile sorgulanamayacak kadar yorucudur onun için..yorucu demişken ne zaman dinlenebilecektir? Gibi yapmak konusunda uzmanlaşmak hiç hoşuna gitmemiştir.. gerçekten yaşadığını hissetmesine çok var mıdır? İlk kuaför acaba kimdir gibi saçma ama bir o kadar da garip bir konuya atlar..öğrenemeyecektir bunu ama olsundur bunu da düşünmek güzeldir..en azından arada sıkışıp kalma ifadesi yaratmayan bir konudur.. elbiseler ,aranan ve bulunamayan bedenler,elbiseyle uyuşmayan tatlı küpeler..ne boş ama hoş konulardır bre hayat.. hep böyle şeylerle zihinlerimiz dolsa kalbimize sıra gelmese şarkılar da hiç etki etmese bize …se ekleriyle biten bir sürü cümle kursam ..hepsi gerçek olsa..sa.sa.sa.se.se sevmek ne bok şeydir bre hayat..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder