yalnız kalmayı ne zaman becerirsek o zaman gerçekten değişiyoruz demektir. bu değişim iyiye doğru mu yoksa tersi mi;henüz onu bilebilecek kadar büyümedim.oldukça köklü,yorucu,korkutucu bir deneyim sadece .gözlemleyebildiğim bu. bence yapılması gereken korkmadan kabullenmek.öğretilenleri değil,tek başımıza öğrendiklerimizi benimsemek..
ne tarafımız ağlıyorsa insanlara tersini göstermeliyiz bunu öğrendim bir de..diğer tarafıyla işimiz uzun sürmemeli. çünkü başta söylediğimi öğrenmenin birinci kuralı bu. başı ağrıtan o temiz havaya karşı tavır takınıp sadece bakmalı bazen. deniz ne kadar sonsuz ya da mavi diye düşünmeden.sadece bakmalı. hissettiklerimiz ve şarkımızın uyumsuzluğu önemsenmemeli. çünkü hayat böyle bişi..derin mevzulardan derinliğine aldırmadan sıyrılmamızı, şarkı zihin uyumsuzluğunu uyumlu hale getirmemizi hatta getirmeden kabullenmemizi bekliyor. dersen ki yapamam; bu kadar yalan düzen bana fazla ..geçmiş olsun sayın arkadaşım. sen boku avuçladın yetmedi bir de yedin. her defasında hayat seni cami duvarına fukara sümüğü gibi yapıştıracak. manasız zamanda manasız yerde olma keyfin bile 1 saat içinde şehrin ya da ev düzeninin verdiği ani müdahaleyle yerle bir olacak. başının ağrısı yorgunluktan mı sıkıntıdan mı kestiremezken o ağrımaya devam edicek.çünkü hayat böyle bir şey..derin mevzulardan derinliğine aldırmadan sıyrılmamızı, şarkı zihin uyumsuzluğunu uyumlu hale getirmemizi hatta getirmeden kabullenmemizi bekliyor...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder