30 Kasım 2009 Pazartesi

mızmız

dibi görmem gerekiyor ki dipten kendimi iterek yükselebiliyim. evet bu düşünce mantıklı gelse de bende feci bir mızmızlık oluşturuyor.. niyemiş ki diyorum neden yükseliş az çok devamlı değil ,sabit kalalım madem sürekli yükselemicez.. ne bu dibe vurmaklar falan..ama olmuyor mızmızlık bu işte..mızmızlanırken söylediğimin tersine çöküşe yardımcı oluyorum.. bir de yanında saçma testler veriyor çevre bana.. aptal uyarıcılarla dolu her yer..
görmezden gel,üzerine alınma, cool takılmaya devam et.. ne münasebet canım,de geç..tüm bunları yaparken mızmızlan,dibe vurmıcam diye mızmızlan ,kendini çökert.. (hem niyemiş ki illa dibe mi vurmak lazım..) rutine devam et ki mızmızlanmalarını duyma,korkularını hissetme..yalnız kalma ki düşünme ..yalnızlıktan kaçtığın daha bi belli olsun..amacından uzaklaş..
evet korkutucu ama hayatım bundan ibaret.

5 Eylül 2009 Cumartesi

büyüdüğümü unutmak istedim ben de çoğu kez.. hatta bunu bana farkettiren anlardan kaçmak,onları yok saymak da istedim..olmadı. kendim çok istedim yok saymayı yani;öyle başkaları istedi değil..olmayınca olmuyor işte. madem öyle;yok sayamıyorsam yaşarım diyorum. o da zor.her zamanki gibi zor.her şeyde olduğu gibi.

o güzel gülüşlüm nerede acaba şimdi..merak ediyorum çok yerini yurdunu.ne yaptığını ..hangi melodiyi mırıldandığını.. varlığı hakkında tahmin yürütemediğinde daha bir bulanık garip hal alıyor ..daha lezzetli oluyor.. :) gelecek yazdan umutluyum bana yeni bir şeyleri bir daha sunmalı .. kiraz ve erik eşliğinde.. world was on fire no one could save me but you..

26 Temmuz 2009 Pazar

çok farklı yerlerdeyim artık..bakışım bile değişti bunu görebiliyorum. kafesimi açtılar,dışarı çıktım. henüz koşamadıysam da adımlarım hızlandı. bianda bir sürü şey oldu. zamana yayılmak yerine hepsi birarada.ben tüm bu yoğunluk karşısında hala sessizim.telaş yapmadım.ama ilk defa korkuyorum çok fazla yaşamaktan.onu resmen omzuma koymuşlar gibi hissetmekten daha iğrenç.çok korkuyorum.

gecikmiş olsa da güzel geri dönüşler oldu. gülümseme oluşturduysa da mutlu olmadım.çünkü adı üzerinde gecikmiş.kafasını alıp sevesim var.sevilesim var.ama bu duygu beni mutlu etmek yerine hüzünlendiriyor ne kötü.

bi de bi tın tın var ki o tam sürpriz yumurta . ne olucağı meçhul.ama eğlenceli sanırsam ..

biri bana doğru olanı söylesin artık .. tercihime sıçayım.

11 Haziran 2009 Perşembe

kızım..yollu bi kızım var..unutulmayan..ters dönse de her şey üzerine basılmayan.. gülümseten tesadüflerim,yakınlarım var...soft renkli bi sınıfım..kümese benzeyen aynı zamanda.. yol gösterenler çok..ucu bucağı olmayan sokaklar.. sandığımdan farklı olan isteklerimin ortaya çıkışı var.. nasıl bi rahatlık ..kafesın gıcırdaması..

5 Haziran 2009 Cuma

boşlukbenzetmesiymişöylediyolar

kafese konmuş fareler gibi amaçsızca koşuyordum uzun zamandır.. varıcağım hiç bi hedef yokken... kafesin açılmasını beklerken sırf vakit öldürmek için.. üstelik eğleniyor gibi yapıp etrafı neşelendirerek..bugün biri yeşillik uzattı bana.. uzun zamandan sonra öyle lezizdi ki ..ayrıca koşuya ara verip nefes almak sadece.. ayaklarımın sızısını duyarak.. umarım yakında kafes tam olarak açılacak ve ben bu kez arkama bile bakmadan,ayaklarımın acısını duymadan,varıp varabilceğim tüm hedefler için kosacağım..

kafese beni ilk yerleştiren de açan da aynı şey olduğu için ne bi kinim ne bi müteşekkir olma söz konusu değil..

neyse ki yeşillikleri seviyorum.. hem de baya fazla..uzatanları da..

1 Haziran 2009 Pazartesi

hebele hübele

kendi rekorunu kırmak.. bundan sonra daha neye çalışıyım lan demek.. salmanın böylesi dedirticek hallerde dolaşmak.. yerli konuşmasına devam etmek ..bi vazgeçememek.. hay böle işin..

iyi ama iyi ...böyle devam..ibişin rüyası kimindi lan!!

26 Mayıs 2009 Salı

ayaklar su toplayıncaya kadar yürünür.. yetmez ertesi gün de yürünür.. bi bardak uyku katılır.kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğrulur. ertesi gün bir sınav eklenir karışıma. bu beklenmeyen malzeme tüm tadı değiştirecektir.olsundur.eski haline dönüştürmeye çalışmanın manası yoktur. fırına atılır 10 sms süresince pişirilir.belki artık eski karışım değildir ama kurtulmaya çalıştığın yenilikten eser de kalmamıştır. üzümlü kek modeli işte böyle ortaya çıkar. belki atomsundur.belki de değil.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

şöyle 3 günlük bi tatil.. ardından şöyle sarsıcı güzellikte dans..alt yazısız bi kardeşle .. bi de bilim girsin işin içine .. keyfime dicek yok.. ulan sınav mısın nesin bi çek git ulan!

21 Mayıs 2009 Perşembe

izleyerek bile nefret ettim bazı şeylerden..hatta izlemek bile denmez buna ya .. duyarak dinleyerek .. merak ediyorum acaba olumsuz yönde etkilenecek miyim diye.. aslında itiraf etmem gerekirse çeşitli şekillerde çoktan zarar gördüğümü düşünüyorum..kararsızlıklarım muhtemel bundan.. bi de şu yerkürenin döndüğü o ince hayali iğneler benzetmesi var.. onu ne yapsam atamam kafamdan..
böyle konuşup ahkam kesmek kolay tabii.. çok az kaldı dahil olmaya ister istemez.. olmazsam ne olacağı da aşikar. karar vermesi gereken de başkası değil benim ..ama nereye kadar insan kendini inkar eder ki ? her neyse..

çeşitli alışkınlıklar kazandırmış bana bu okul ya.pek de ilgilenmediğim şeyler okumaya başladım. efendime söyliyim,çiş değil tis benim için.. tisim geldi..böyle artık geri dönmek istememek ama bazen de ah be demek.. o küçük bahçede ve göründüğünden daha kısa paslaşmalara sebep olan okulda bir şeyler katıldı bize ya.. atsan atılmaz satsan satılmaz. böyle ukala böyle bi ne olursa olsun kendini bi sevme bi çapraşık bi bi böyle işte..sarışına bağlı karar veren, yoğurt sarımsaklayıp bolca aşık olamayan,aşık olan,çeşitli klasik kalıplar dışında dans ederek kopan,iyi hissedip bana asla belki deme diyen, ölmeyi mantıklı hale getirmek için çabalayıp yok lan deyip yine o hep inkar ettiğimiz realist yerlere dönen insanlar tanıdım.. oha lan sıfatlar bile korkunç...ben de korkuncum sayelerinde.hep olmak istediğim boklukta bi korkuncum..aksinin anormal olduğu,atsan atılmaz satılmaz bi canavar olma hali.tam bize göre bi biçim..artık insanlığa layık bi insanım ben de..yeppa andele andele..

bu da bi not : mutlu olduğu son yere geri dönmeyen aptalın ta kendisidir.

15 Mayıs 2009 Cuma

aha sıçtık

her şey daha berrak hayatımda .. diyerek güne başlamayı bile denedim ...her denileni yaptım...ama yok..bezmekten kurtulamadım..yeni şarkılar mutlu etmez oldu sen gittin gideli bebek diyesim geldi..sivaslı karıncalar kovalasın beni..hadi öldürsene canikom diye bağırıp suya batan kısmımı yoğunluğunla çarpıyım.. beni en fazla ne kadar kaldırcağını hesaplıyım falan.. böyle boş işler peşinde bi insanım işte ben.. boka battım bok oldum adeta.. iddiali açıklamalar falan yapıyorum..o kadar diyim..korkulası korunulası oldum.. hadi bakim yiin bokunuzu..

14 Mayıs 2009 Perşembe

sürekli aynı şarkının döndüğü bi zihin eşliğinde koşuşturmacalı bi hayat ..yine uyumsuzluk.. boş işlerle meşgul olma hali.. buna rağmen nazik insanlara onların görmediği gülümsemeyle,teşekkür sunma..buna rağmen keyfinin koşarak kaçması .. umursamamak.. gittiği gibi dönecek şansı yok demek.. cümle kuramamaktan duyulan sıkıntı ..bunu da umursamamak ..elbet kurarım demek..ne?mi?ne?mi? aklımda atlılar koşturuyor bi durun ulan! ilk kurduğum çumlenin bu olması .. rahatsızlık duymamak bundan ..

Bugün yağmur
Bir kadın saçıdır
Yeryüzüne
Dökülen
Upuzun ince ince karanlık kokulu
Sen ki aşkla aldatıldın
Yüreğin taş parçası
Dinle yağmuru dinle
Teselli bul türküsünden
Her şey olur
Her şey büyür
Her şey geçer
Hayat kalır

Bülent Ortaçgil

10 Mayıs 2009 Pazar

nasıl saçma sapan bi gün ve aynı saçmalıkta bi kek o öyle!! nasıl uyduruk yaptım he! bari şundan da bari bundan da derken türlüye döndü zavallı kek...
o değil de herkes benden hevesli görünüyor... umarım mucizeyi haber veriyorlardır bana ..neyse sıcak zaten bıktırdı ben susucam bi süre...

9 Mayıs 2009 Cumartesi

zönk!

yeni aramıza katılan başın zönklemesi adlı misafir tanrı misafiri kıvamında geri çevrilemez,çevrilmeye de fırsat bırakmadan yerleştirmiştir de zaten.. allah onun belasını versindir.. gidip lazım olanların kapısını çalmaz gelir beni bulur iyi bok yesindir.. bi gitsindir kaybolsundur.. zira büyük sinir tufanı içinde bir de o hiç çekilmemektedir..
havada asılıp kaldım .. ne boktan hayat ne boktan vaziyettir bu..?ulan hangi boktan sınavı yapacaklarsa yapsınlar bi an önce ..insanlıktan çıktım ordan oraya koşuşturmaktan .. özümde bir oldum,tÖDerledim,olmadım GÜVENderle daha bi kendimden uzaklaştım.. hay azına sıçayım böyle işin .. bak resmen azım bozuldu çok sinirlendim.. yarın da buna benzer bişi varmış.. dediler illa gel .. hay dedim peki ..gidelim bakalım nolcak!! peh peh!

6 Mayıs 2009 Çarşamba

hiç bu kadar çaresiz kaldığımı ya da çarenin farkında olup da ona yanaşamadığımı hatırlayamıyorum kendimle alakalı...hep başkalarına dair ya da başkaları yüzünden yaşadım bunu.. kendi kendimin içini sıkıyorum.. ne eğlenebiliyorum ne çalışabiliyorum..olcakları önceden görüyorum korkuyorum bi tarafım mucize olucağına hala inanıyor..bu kadar zıtlık bi arada resmen bezdim..
ayrıca bu kadar özel sorun arasında insanlık hakkında endişelenmeyi ihmal etmiyorum.. çocuklara yardım kampanyaları falan tasarlıyorum. hayır ben naptığımı biliyor muyum acaba da dert ediyorum bunları kendime...haketmediğim haldeyim.. ya da bunu diye diye hakedicek hale getirdim kendimi.. ne halim varsa göriyim artık ama mümkünse...

5 Mayıs 2009 Salı

sırt dekoltesiyle barışamayan zihniyet!! çık git hayatımdan gözüm görmesin!! lanet lanet ! bu kadar zor olmasın istediklerime ulaşmak !! bu ne zahmet !! bu ne gam bu ne ızdırap !!
bu hale geldim sonunda işte.. şiddet eğilimim ortaya öyle bi çıktı ki,durdurabilene aşkolsun..
buarada rüyalarım yine kendini aştı..konuşmalar bile çok açık şekilde zihnimde...bu kadar gerçekçi olması çok korkutucu..
umarım umduğumdan iyi olur her şey..

20 Nisan 2009 Pazartesi

sanırım artık farkına varmaya başlıyorum... resmen gerçekten sevdiğim insanlarla arama bir sürü yol girdi..dolanbaçlı,kalabalık.. bu yolları bi anda çözen bi nokta vardı..artık yok.. ve ben ölesiye korkuyorum..
yapamıcağımı düşünmeye başladım ..çok düşünüyorum;çalışmıyorum.. üç buçuk atıyorum..iki geri alıyorum ..

17 Nisan 2009 Cuma

gulumseyerek ağlama hali..tesekkur etmek.. boyle yerlıler gibi konusmak ..yorgun olmak ama umursamamak .. hayat yıne gerekenı yapmamızı soylemekte...yarın devam edıcem pılım bıtmekte..

16 Nisan 2009 Perşembe

kendimi kandırmak konusunda bu kadar uzmanlaştığımı bilmemek korkuttu .. gerçekten ayrılıkları feci derecede yok sayabiliyorum kısa süreliğine ..ne zaman patlar bilemesem de yapıyorum bunu.. zaten bir aylık işlenceyi de monte edince müthiş bi manyak olmamam için hiç sebep kalmıyor..sürekli sarılmalar imzalar isimler manasız manasız durup kalmalar hakimdi günüme..manasızlığı tartışılırdı tabi ama kimsenin manasını söylemeye cesareti yoktu..belki de gerçekten söyleyecek bir şeyleri yoktu ama cesaretleri olmayışı ihtimali daha dramatik geldiği için onu seçtim.. insan ne de olsa tanıdık acılarına eğilimlidir..
bu kez daha sıkı tuttum.. mümkünse her zamankinden hayırlı bi insan olup bırakmamayı planlıyorum..keşke demeye gücüm yok.. bi toparlanıyım ben.

8 Nisan 2009 Çarşamba

yalnız kalmayı ne zaman becerirsek o zaman gerçekten değişiyoruz demektir. bu değişim iyiye doğru mu yoksa tersi mi;henüz onu bilebilecek kadar büyümedim.oldukça köklü,yorucu,korkutucu bir deneyim sadece .gözlemleyebildiğim bu. bence yapılması gereken korkmadan kabullenmek.öğretilenleri değil,tek başımıza öğrendiklerimizi benimsemek..
ne tarafımız ağlıyorsa insanlara tersini göstermeliyiz bunu öğrendim bir de..diğer tarafıyla işimiz uzun sürmemeli. çünkü başta söylediğimi öğrenmenin birinci kuralı bu. başı ağrıtan o temiz havaya karşı tavır takınıp sadece bakmalı bazen. deniz ne kadar sonsuz ya da mavi diye düşünmeden.sadece bakmalı. hissettiklerimiz ve şarkımızın uyumsuzluğu önemsenmemeli. çünkü hayat böyle bişi..derin mevzulardan derinliğine aldırmadan sıyrılmamızı, şarkı zihin uyumsuzluğunu uyumlu hale getirmemizi hatta getirmeden kabullenmemizi bekliyor. dersen ki yapamam; bu kadar yalan düzen bana fazla ..geçmiş olsun sayın arkadaşım. sen boku avuçladın yetmedi bir de yedin. her defasında hayat seni cami duvarına fukara sümüğü gibi yapıştıracak. manasız zamanda manasız yerde olma keyfin bile 1 saat içinde şehrin ya da ev düzeninin verdiği ani müdahaleyle yerle bir olacak. başının ağrısı yorgunluktan mı sıkıntıdan mı kestiremezken o ağrımaya devam edicek.çünkü hayat böyle bir şey..derin mevzulardan derinliğine aldırmadan sıyrılmamızı, şarkı zihin uyumsuzluğunu uyumlu hale getirmemizi hatta getirmeden kabullenmemizi bekliyor...

6 Nisan 2009 Pazartesi

05.04.09 ders çalışma çabası arasındakiler

Belki de aklımdaki soruların cevaplarını duymaya hazır değilimdir henüz… ya da verdiğim cevapları duymaya cesaretim yoktur. Ne de olsa kolaya kaçmak konusunda uzmanlaştırıldım şimdiye kadar. Zoru seçmenin saçmalığını kanıtladı bana nicesi. Ben inatla karşı koysam da, düz yolu seçip patikayı terk edenler kısa vadede kazandılar. Kısa kelimesini kullanırken bile ileride kazanacağım düşüncesi hakim . Bu da hala aynı sersem çaba içinde olduğumu gösterir ki bunun rengini daha seçemedim. Şimdilik gri olarak kalsın iyisi mi..
asıl önemli olan soruları sevebilmemdir umuyorum. Çünkü uzun zamandır cevaptan çok soru var cebimde. Çözülmeyi o kadar çok beklediler ki sorulduklarını unuttu bazıları. Kendi sorularıma ayıracak zamanımın olmayışı da apayrı bir konu.. ona bir iç çekiyorum şimdilik sadece, rafa kalktı.
Ne olursa olsun artık ezberlemeye çalışmıyorsam gideceğim yerleri, tüm bunlara borçluyum. Artık yerdeki desenlerin önemi yok.Çünkü söylenenler ve yaşananlarla o kadar sağlam bir ağ oluşturdular ki zihnimde şekillere ihtiyaç duymadan da var olabiliyorlar. Sorularımla birlikte paşa paşa yaşamayı da öğrendi çoğu.. yeni gelenlerden korkuyorlar mı dersen.. üç buçuk bile atıyorlar..